Uzman Görüşünün Kıymeti

Bilirkişi incelemesine gönderilmiş bir dava dosyanız var. Davalısınız, belki de davacı. Dosya titiz biçimde incelenip maddi gerçeklik açıkça ortaya çıkarılsa bu hâkimin işini çok kolaylaştırır. Hâkimler, kısıtlı vakitlerini bazen çuvallar dolusu evraka sahip dosyanın tümünü okumak için kullan(a)mazlar. Dosyanın “ÖZ” ünü ona sunacak bir rapor mükemmel olurdu. Bilirkişi listelerindeki uzmanlar, kendileri için hakimin belirlediği “minik” ücrete karşılık çok nadir ona nitelikli bir “özet” sunarlar. Hatta dosyaya giren rapor veya raporlar, niteliksiz, özensiz ve gerçeğe aykırı biçimde aleyhinizde olabilir.

“Taraf bilirkişisi”, “uzman tanık”, “expert witness”, “uzman görüşü” adları ile anılan olgunun HMK’nın 293. maddesi ile hukuk sistemimizde de karşılığı vardır. Avukatınız (veya bizzat siz), elinizdeki bu fonksiyonel “joker kartını” oynayarak avantaj sağlayabilirsiniz.

Dosyaya bir bilirkişi raporu girdi ve akla zarar mantık hataları, tutarsızlıklar var ama bunları görebilecek olan bir uzman yok kadronuzda. Oysa doğru kişiyi bulsanız, o raporu yazanı utandıracak bir yanıt yazabilirdiniz. Öyle olmayınca çoğu avukat şu komik ifade ile rapora itiraz eder. “Raporun aleyhte olan kısımlarına katılmıyoruz“.

Raporun aleyhte kısmının ne olduğunu da hakim mi bulacak “sayın üstat”? Rapor yetersiz ise onu gömün ki kaale alınmasın, yeni heyete görev verilsin veya sizin uzmanınız dahil olup akışı, rotayı belirlesin.

Yargıtay, dosyadaki bilirkişi raporu ile taraflardan birinin dosyaya soktuğu uzman görüşü arasında çelişki varsa bunun giderilmesini ister. 15. Hukuk Dairesinin bir içtihadına şuradan erişebilirsiniz.

Uzman görüşü için erişebilecek deneyimli zatlar bu sitede